|
Şiddetten kaçmak mümkün mü?
Oya Baydar bir yazar olarak adını duyurduğu ilk kitabı Elveda Alyoşa'yı yayımlattığında 41 yaşındaydı. 12 Eylül sonrası sürgüne giden, ömrünü sosyalizm mücadelesine adayan aydınların Berlin duvarının yıkılmasıyla yaşadıkları şaşkınlığı, ezikliği duygusal ve dürüst bir üslupla tartışan öyküleri çok ilgi çekmişti. Hatta o yıl, yani 1992'de Sait Faik Hikaye Armağanı'nı kazanarak, Oya Baydar edebiyat dünyasına hızlı girdi.
Aslında Oya Baydar, tanınan biriydi. 70'lerin başında genç ve karizmatik bir akademisyen, sonra okuldan ayrılmak zorunda kalınca gazeteci olarak. 80'de eşi Aydın Engin'le birlikte Türkiye'yi terk etmek zorunda kalmışlar ve ta 1992'ye kadar Almanya'da yaşamışlardı.
İşte tüm bu yaşanmışlıklarla doldurduğu eteklerini 90'lardan sonra birbiri ardına yayımladığı öykü ve romanlarla önümüze seriverdi Oya Baydar. Romanlarında hep solcu aydınların toplumsal gelişmelerle ve kendi çevreleriyle hesaplaşmalarını anlatır Oya Baydar. Ele aldığı konular Türkiye'nin her zaman geçerli olana ama dönem dönem daha da yakıcılaşan sorunlarıdır; derin ve baskıcı devlet, açlık grevleri, terör, Kürt sorunu gibi. Bu nedenle alabildiğine politik bir romancıdır. Öte yandan roman kahramanları tüm bu toplumsal çatışmalar içinde savrulurken erdemleri kadar ve hatta daha çok kendi insani çelişkileriyle çıkar karşımıza. Anne - baba olma, sevgili ya da evlat olmanın bazen yerine getirilememiş sorumlulukları, aşık olma halinin tereddütleri ve çılgınlıkları, uzun ve yıpranmış ilişkilerin sıkıntıları. Kahramanlar Avrupa'da, varoşlarda, Doğu Anadolu'da farklı coğrafya ve zamanlarda toplumsal meselelerin birer aktörü olurken bir yandan da kendi içlerinde bireysel trajedilerini yaşarlar.
Oya Baydar yeni romanı Kayıp Söz'de bu kez üç kişilik bir aileyi eksen alıyor. Bir dönem Avrupa'da sürgünde yaşayan karı koca 50'li yaşlarını sürdükleri günlerde artık ünlü bir yazar ve başarılı bir bilim kadını olarak hayatlarını gözden geçirmek zorunda kalırlar. Artık eskisi gibi yazamadığını fark eden yazar, 'kaybettiği sözü' bulmak üzere Doğu Anadolu'ya gider. Avrupa'ya bir konferansa giden kadın 'yılın bilim kadını' seçilmek için her şeye sahiptir; ama kocasını ve oğlunu kaybetmiştir. Evlilikleri 'eskisi gibi' değildir; başarılı anne ve babanın beklentileri altında ezilen oğulları ise bir Kuzey ülkesinde uzak bir adaya sığınmış kendinden ve hayattan saklanmaktadır. Yazar, tesadüfen karşılaştığı, töreden ve doğudaki savaştan kaçan bir çifte kol kanat gererken, onların memleketine doğru yola çıkar. Burada karizmatik bir Kürt aydınıyla yaşayacağı aşk bile onu 'oralı' kılmayacak, sonunda yine otobüsüne binip kentine ve ailesine dönmek zorunda kalacaktır. Ailenin tüm bireyleri yalnız Türkiye'yi değil tüm dünyayı kuşatan şiddetten kaçış olmadığını kabullendiklerinde tekrar birbirlerine doğru yola çıkacaklardır.
Kayıp Söz, Oya Baydar romanının tipik özelliklerini barındıran bir kitap. Yazar bu kez, şiddetin yaraları hep kanatan çözümsüzlüğüne bakarken, Türkiye'nin doğusundaki savaşa ve oradaki yaşama da bakıyor. Avrupa'nın yada Türkiye'nin acımasızlığı içinde, sakin ve ölçülü bir bakışla gezinen, etkili bir roman Kayıp Söz.
Kayıp Söz, Oya Baydar, Can Yayınları
|
 |
|