|
8. Dışlanma ve Eşitsizliğe Karşı Sosyal Haklar
Gittikçe büyüyen sosyal dışlanma ve yoksullukla ilgili olarak, artan üretim, ekonomik kalkınma ve istihdam kadar, yurttaşlık haklarının geliştirilmesine de ihtiyaç duyulduğunu biliyoruz.
Yoksul ve dışlanan insanların toplumca kabullenilmesi yolunda önlemler alınmalıdır. Tüm yurttaşların sadece yurttaş oldukları için, aç açık kalmama, sağlıksız, ilaçsız, evsiz, eğitimsiz bırakılmama, tüm hizmetlerden eşit koşullarda yararlanma hakkı vardır.
Asgari koşulların yaratılması için yoksullara "yurttaşlık aylığı" diye adlandırılabilecek nakit desteği gibi yeni çözümleri çok önemli buluyoruz.
9. Kadınlara Her Alanda Daha Fazla Söz Hakkı
Kadınların her alanda eşitlik sağlama mücadelesinin Türkiye'de çağdaş sol, sosyal demokrat odaklı bir hareketin en ayırt edici yönünü oluşturduğu inancındayız.
Bu hedefe yönelik faaliyet ve politikalarda, kadın haklarını geliştirme uğraşının ayrı bir bölüm ya da unsur olarak değil, ana akım olarak, yani her alanın içsel bir bileşeni olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Bu hedefteki içtenliğin, ilk elde siyasal örgütlenme yapılarında, her düzeydeki yönetim kademesini fiilen içeren kotalar yolu dahil, kadınların sağlayabildikleri konumla ölçülmesi ilkesini benimsiyoruz.
10. Yaşanabilir Bir Çevre
Türkiye'nin ekolojik değerlerinin, biyoçeşitliliğinin ve çevrenin korunmasını yaşamsal önemde buluyoruz.
Sanayileşme, enerji, kentleşme, turizm ve benzeri alanlardaki politikaların belirlenmesinde, çevre boyutunun ana unsurlardan biri sayılması gereğine inanıyoruz.
11.Demokratikleşme Bitmeyen Bir Süreçtir
Sosyal demokrasinin vazgeçilmez ilkesi demokrasiyi özümsemek, içselleştirmektir.
Demokratikleşme bitmeyen bir süreçtir. Nasıl ki insan hak ve özgürlüklerinin eksiksiz sağlanması, eğitimde, sağlıkta fırsat eşitliği, kadın-erkek eşitliği, sendikal haklar, çalışanların daha çok örgütlenmesi demokratikleşmenin gereğiyse, aynı şekilde militarizme, cuntacılığa, devlet içinde yuvalanmış çetelere, çağdışı bir hayat tarzını dayatmak isteyenlere karşı çıkmak da demokratikleşmenin gereğidir.
Demokrasi; yurttaşlar, devlet ve tüm kurumlar tarafından, her kademede gözetilmelidir.
Bizim demokratikleşme anlayışımız, net bir şekilde budur.
12. Hukukun Üstünlüğü ve Hukuk Devleti
Hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti sadece yasalarda, yargı kararlarında ortaya çıkmaz. Bunun toplumsal altyapısı da olmalıdır.
Hukuk devleti anlayışımız, güçlünün hukuka değil, hukukun herkese egemen olduğu bir düzendir. Öyle bir hukuk düzeni olmalıdır ki Cumhurbaşkanı da sade yurttaş da hukuk önünde eşit olmalıdır, eşit fırsatlardan, eşit biçimde yararlanmalıdır.
13. İnsan Hakları Ayrımsız Herkese
İnsan hak ve özgürlüklerinin tüm yurttaşlara, dil, din, düşünce, etnik köken, cinsiyet ve sınıf farkı gözetilmeksizin eksiksiz olarak sağlanmasını savunuyoruz.
Kutuplaştırıcı ve dışlayıcı, ırkçı, şoven, milliyetçi, teokratik her tür ayrımcılığı reddediyoruz.
Çoğulcu toplum gerçeğini gözeterek, herkesin farklı kültürel kimlikleriyle barış ve kardeşlik içinde yaşaması için, yurttaşlık hukuku temelinde demokratik ve siyasal ifade ve katılım kanallarının güçlendirilmesini hedefliyoruz. |
|
|