Anasayfa   İletişim   Arşiv   Site Haritası   Açılış Sayfası Yap
       
 

22 TEMMUZ GENEL SEÇİMLERİ DEĞERLENDİRMESİ

 
 
 
 
 
 
 
 
E-haber listesine dahil ol
E-mail adresinizi giriniz..
 
 
BİZE KATILIN
Siteye Üye Ol
10 Aralığa Katıl
 
Destek olmak için

10 Aralık Derneği
Banka adı : Halkbankası
Şube : Şişli Şubesi
10 Aralık derneği hesabı
Hesap no : 12000018

Banka adı : Şekerbank
Şube : Pendik Şubesi
10 Aralık derneği hesabı
Hesap no : 192 54 093

 
RAPORLAR
 
BU YAZIYI OKUYUN!
 
    imajıyla girmeyi hedeflemiş, bu nedenle özellikle Nisan ve Mayıs aylarında yaşanan Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde AKP'nin yalnızlaştırılmasını ve tecrit edilmesini sağlamayı amaçlayan politikalar izlemiştir. Gene aynı nedenle, merkez sağın bir diğer çizgisinin kurumsal temsilcisi olan ANAP'la birleşerek Demokrat Parti çatısı altında birleşik merkez sağ oluşturmaya gayret etmiş ama bu çabalar başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Başarısız yönetilen bu sürecin ardından da ne merkez sağın geleneksel destekçilerinde ve aktörlerinde gerekli ilgiyi uyandırılabilmiş, ne de merkez sağa oy verebilecek merkez seçmenlere güven verebilecek bir alternatif olmayı başarabilmiştir. Seçimlere dağınık, amaçsız ve hedef birliğinden yoksun giren DP-AP-DYP çizgisi, demokrasi tarihinin en ağır yenilgisini almış ve silinme noktasına gelmiştir.       
  • Bağımsız sol aday olarak seçime Türkiye'nin en iyi eğitim almış ve sol duyarlılıklarına sahip seçmenlerinin yaşadığı bölgelerden birisi olan İstanbul 2. Bölgeden katılan Baskın Oran, önemli bir medya, aydın ve sivil toplum örgütlerinin desteğini arkasına almasına ve kamuoyu tarafından saygı duyulan bir kişiliği olmasına rağmen alması beklenen oyun bir hayli gerisinde kalarak 31,133 oy almış ve TBMM'ye girememiştir. Öte yandan seçime girmiş olduğu İstanbul 1. Bölge'de, DTP'nin desteğini bir bütün halinde alan diğer bağımsız sol aday olan Ufuk Uras milletvekili seçilmiştir.
  • AKP'nin, özellikle 27 Nisan e-muhtırasının ardından göstermiş olduğu adaylar sayesinde Turgut Özal'ın ANAP'ı çizgisine daha belirgin bir şekilde oturması sonucunda, siyasal İslam'ın ülke politikasındaki gerçek anlamdaki tek temsilcisi konumunda kalan Saadet Partisi, efsanevi lideri Necmettin Erbakan'ı meydanlara sürmesine, dini hassasiyetler temelinde oy kullanan seçmenlerin şimdiye kadar en fazla etkilendiği söylemler olan "rantiyecilik" ve "Amerikancılık" bağlamlarında iktidarı yaylım ateşine tutmasına rağmen seçimlerden mutlak bir yenilgi ile çıkmıştır. 
Seçmenin Oy Verme Davranışlarını Etkileyen Nedenler
22 Temmuz seçimlerine etki eden seçmen davranışlarının nedenlerine dair elimizdeki en somut veriler KONDA'nın Eylül 2006 - Temmuz 2007 arasında yapmış olduğu sekiz anket çalışmasından elde edilmiş olan sonuçlardır. KONDA'nın yapmış olduğu anket çalışmalarının bu raporumuzda veri olarak kabul edilecek olmasının önemli bir nedeni, seçimlerden önce yayınlamış oldukları sonuçlarının çok ufak hata payları ile seçimlerde gözlenmiş, yani bir anlamda anketin geçerliliğinin seçim sonuçları ile doğrulanmış olmasıdır. Bir diğer nedeni ise, seçimlerden bir yıl kadar önce başlayan ve düzenli olarak yapılan bu sekiz anketin, sürecin zaman içerisindeki değişimlerini de göstermekte olması, yani seçimin dinamiklerini de yansıtmasıdır. Öte yandan genel olarak anket çalışmalarına yönelik kimi çekincelerimiz de bulunmaktadır. Yazının ileri bir kısmında dile getireceğimiz nedenlerden dolayı, bu verilerden yola çıkarak yargılarda bulunmak için dikkat edilmesi gerektiğini düşünmekteyiz.Yapılmış olan bu sekiz anket çalışmasından iki tanesinde, seçmenin oy verme davranışlarını belirleyen nedenlere yönelik daha derinlikte sorular sorulmuştur. Bu anket sonuçlarına göre Türkiye seçmeni, oy tercihini belirlerken, gündelik yaşam eksenli sorunlar açısından daha çok içinde bulunduğu ekonomik koşullardan ve ülkenin genel ekonomik durumundan yola çıkarak karar vermekte olduğunu söylemektedir. Söz konusu anketlere göre demokrasi ve laiklikle ilgili kaygılarının etkisi oy tercihinde nispeten daha az yer tutmakta olarak dile getirilmektedir. Seçmenlere, oy verecekleri partiyi belirlerken, gündelik yaşamlarında önemli bir sorun olarak gördükleri hangi iki faktörü dikkate aldıkları sorulduğunda, 'ekonomik durum ve beklentiler' (yüzde 80) ile yolsuzluk meselesi (yüzde 40) diğer faktörlere göre en çok önemsenenler olarak ortaya çıkmıştır. Daha sonra sırasıyla asayiş problemleri (yüzde 16), demokrasiye yönelik kaygıları (yüzde 13) ve laikliğe yönelik kaygılar (yüzde 12) söylenmiştir.  
  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
       
MEDYADA BU HAFTA
   
ETKİNLİKLER
   
VİDEOLAR
   
POLİTİKALAR
   
 
Linkler