|
Anayasal revizyonlarda, md. 175'in aradığı "usul"e ilişkin kurallara olduğu kadar, partiler arası "uzlaşma" gereğine de uyulması gerekir. Dahası, konunun basın-yayın organlarında ve toplumun değişik kesimlerinde tartışılmasına olanak tanıyacak bir saydamlık söz konusu olmalıdır. Tartışma, hazırlık çalışmasına katılım anlamına geldiğinden, yürürlüğe konacak metnin etkili uygulanması açısından da vazgeçilmezdir. Dolayısıyla, Anayasal değişiklik sürecinde önemli olan uzlaşma ilkesi, şu an yapılmakta olan geniş çaplı revizyon tercihinde evleviyetle gözetilmeliydi.
B) YAPILMAKTA OLAN NEDİR?: ANAYASA'YI DEĞİŞTİRME (REVİZYON)
(AKP GRİŞİMİNİN ANLAMI VE ÇELİŞKİLERİ)
AKP'nin 22 Temmuz seçimlerinin hemen sonrasında ortaya attığı "sivil anayasa" projesinin anlamı nedir? Kamuoyuna yansıdığı kadarıyla, "sivil anayasa" adı altında yapılmak istenen, aslında 1982 Anayasası'nı değiştirmektir. Acaba izlenen yöntem buna uygun mu? "Sivil" söyleminin anlamı nedir?
1) 1982'Yİ DEĞİŞTİRME SORUNU
Gündemi gölgeleyen "sivil anayasa" söylemi, yaklaşım tarzı ve Anayasa'ya yüklenen anlam yönünden sorgulanmalıdır. Öncelikli ve ivedilik taşıyan bir gündem maddesi olarak ele alınma tarzı, rejimin olağan işleyişinde bir reform hareketi değil de, bir kırılmanın ardından anayasal rejimin inşası izlenimini vermektedir. Üstelik, önceki Yasama meclisinde 2/3 gibi nitelikli çoğunluğa sahip olan bir siyasal partinin 2. kez çoğunluğu elde etmesinin ardından, CB seçiminde yaşanan krizleri unuturcasına böyle bir yol izlemesi, kendi içinde çelişkidir.
Mevcut anayasal arayış tarzı, bir tür "anayasa fetişizmi"ni çağrıştırıyor. Toplumun karşı karşıya bulunduğu siyasal, sosyal, kültürel ve ekonomik sorunlar, yeni bir anayasa ile hemen aşılacakmış izlenimi yaratılıyor. Kaldı ki, şu anda Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu sorunlar açısından tek "günah keçisi" olarak 1982'yi görmek, yakın geçmiş siyasal gelişmelerini göz ardı etmek anlamına gelir. Bu nedenle, anayasa kültürünün ve hukuk devleti bilincinin, daha somut ifadeyle kurallara uymanın ortak iyilik gereği olduğu inancının yerleşmediği toplumumuzda, şu ikilemi aşma güçlüğü ortada: yürürlükteki anayasal düzen yeterince etkili kılınamadığı halde, bir yenisinin ivedi olarak kullanılması gereken bir reçete olarak görülmesi.
Şu anda AKP'nin yapmakta olduğu ve kamuoyuna yansıyan girişim, 1982 Anayasası sistematiğinin korunarak, değişmez hükümler dışındaki maddelerinin bütünüyle revizyona tabi tutulması anlamına gelmektedir. Bunun da 175. madde çerçevesinde gerçekleştirilmesine engel bulunmamaktadır. Fakat, burada maddi anlamda en ciddi sorun, değişmez hükümlerle diğer maddeler arasındaki doğrudan bağlantıdır. Daha somut bir deyişle, değiştirildiği takdirde ilk üç maddenin içeriğini zedeleyecek veya dolaylı yoldan özünü boşaltacak düzenlemelerdir. Bu konunun sınırlarının saptanması, son derece zordur. İşte bu zorluk, izlenecek yol ve yöntem konusunu, Anayasa'da değişiklik yapma çalışmasından daha hassas bir noktaya taşımaktadır.
2) YÖNTEM UYGUN MU?
İlk nokta, konunun seçim kampanyasında tartışılıp tartışılmadığıdır. Bu, eksik kalan bir öğedir. İkincisi, TBMM'de temsil edilen ve edilmeyen partiler arasında diyalogun ve saydam iletişimin bulunup bulunmadığı konusudur ki, bu da gerçekleşmemiştir. Üçüncü öğe, - |
|
|