|
Siyasi alandaki gerilimli duruma karşın, Türkiye Kuzey Irak'ta önemli bir iktisadi aktördür. Türk inşaat şirketleri bu bölgede ihaleler almış, diğer bazı şirketler de petrol ve gaz aramadan başlayan, fabrikalar kurmaya uzanan işlere yönelmişlerdir. Bölgeye işlenmiş petrol ürünleri ve elektrik ihracı sözkonusudur. Irak'ın diğer bölgelerine giden ihracat da bu bölgeden geçmektedir. Ayrıca Kerkük-Yumurtalık petrol boru hattı da Kuzey Irak menşeli petrolün dünya piyasalarına ulaşmasının en uygun yoludur. Siyasi gelişmelere paralel olarak, son zamanlarda iktisadi ilişkilerin de zayıflamaya başladığı, Kuzey Iraklıların iktisadi faaliyetlerini Ürdün üzerinden düzenlemeye gayret ettikleri ileri sürülmektedir.
Kuzey Irak ile İlişkilerin Yeniden Düzenlenmesi için Bir Çerçeve
Görüldüğü gibi, Kuzey Irak'la iktisadi ilişkiler iyi, siyasi-askeri ilişkiler kötüdür. İkinci alandaki bozukluğun, ilk alandaki olumlu görünümü de bozmaya başlaması söz konusudur. Bu ilişkilerin istikrardan uzak ve gerilimli olması, Türkiye'nin üçüncü taraflarla ilişkilerini de olumsuz yönde etkilemektedir. Irak'ta öngördüğü hedefleri gerçekleştiremeyen ve müdahalesini nasıl sonuçlandıracağını kestiremeyen Amerika için en arzulanmayan durumların başında bir Türk-Kuzey Irak silahlı çatışması gelmektedir. Üyesi olma çabası içinde olduğumuz AB, uluslararası ilişkilerde silah kullanılmasını istememekte, kullanma kararının da tek taraflı olarak bir ülke tarafından alınmasına karşı çıkmaktadır. Arap dünyası, Irak'ı bir Arap ülkesi olarak gördüğü için, Irak'a yapılacak askeri müdahalenin Araplara yapılmış olacağını düşünmektedir. Türkiye'nin tek taraflı müdahale niyetini alenen destekleyen ülke bulmak zordur, ancak durumu bilen bir kısım dost hükümetler, sınırlı müdahale karşısında seslerini çıkarmamayı öngörebilirler.
Türkiye'nin Kuzey Irak'a ilişkin politikasını değerlendirmek ve gerekirse yenilemek için durumun belirleyici unsurlarını gözden geçirelim:
1) Türkiye Kuzey Irak'ın kaynaklanabilecek üç türlü istikrarsızlık unsurundan çekinmektedir.
Bunlar;
a. Kuzey Irak'ın PKK terörüne yardım ve yataklık yapması.
b. Bağımsızlık ilan eden Kuzey Irak'ın sınırlarını Türkiye yönünde genişletmek istemesi ve bu amaca dönük olarak Güneydoğu bölgemizde istikrarsılaştırma politiklarına yönelmesi.
c. Kürt yönetimi ve diğer bölgeler arasında çıkacak silahlı ihtilaflardan kaynaklanabilecek göç hareketlerinin Türkiye'ye yönelmesi.
2) Türkiye Kuzey Irak'la iktisadi ilişkilerinden büyük fayda sağlamaktadır.
a. Siyasi istikrarın yerleşmesi durumunda bu faydanın artması beklenmektedir.
b. Gelişen iktisadi ilişkilerden en fazla ülkemizin Güney ve Güneydoğu bölgeleri yararlanmaktadır. Türkiye, Kuzey Irak'ın başlıca ikmal yollarından ve kaynaklarından birisidir.
c. Bölgede çıkan ve miktarının artması beklenen petrolün dünya piyasalarına ulaştırılmasının en uygun yolu da yine Türkiye'dir. Buna karşılık, petrolden elde edilen gelirin büyük bölümü mal ve hizmet talebi olarak Türkiye'nin karşılayabaileceği unsurlardan oluşmaktadır.
Türkiye'nin, Kuzey Irak'tan kaynaklanan güvenlik sorununu daha çok askeri temelli yöntemlerle çözmeye yönelmesi durumunda büyük kaynak tüketecek, salt Irak ve Kürt bölge yönetimiyle değil, başta ABD ve AB olmak üzere tüm ilişkide bulunduğu ülkelerle sorunlar yaşayacaktır. Siyasi-askeri alandaki sorunların iktisadi alana da yansıyan olumsuz sonuçları olacaktır. Bu sonuçlar zannedilebileceği - |
|
|