AKP Hükümeti 1 Mayıs’ ı anlamına uygun şekilde “birlik ve dayanışma” içinde kutlamak isteyen emekçilere karşı dünkü tavrıyla demokrasiden “ne anladığını” ortaya koymuştur.
Siyasi görüşü ne olursa olsun, emekçilerin AKP’ ye güvenemeyeceği ve güvenmemesi gerektiği bir kez daha görülmüştür.
Acaba başka herhangi bir ülkede polis sendikal bir konfederasyona dünkü gibi saldırmayı göze alabiliri miydi?
Buna cesaret edebiliri miydi?
Acaba Konfederasyon binası önünde toplanmaktan başka hiçbir kusuru olmayan insanların üzerine biber gazı atılan, boyalı su sıkılan çağdaş bir ülke düşünülebilir mi?
Dünkü tutumlar ve sahnelerle demokrasi iddiası ne kadar bağdaşır?
Polisin saldırgan davranışlarıyla AB hedefi arasında büyük bir zıtlık olduğu açık değil mi?
AKP Hükümeti’ nin anlamadığı husus şudur; demokrasi bir kültürdür. Özgürlük kültürüdür, farklılığa hoşgörü kültürüdür, sosyal hakların kullanılması kültürüdür.
Dünkü tutumuyla hükümet aslında provokasyondan değil emekçilerden ve onların örgütlü mücadelesinden korktuğunu göstermiştir. Demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla, kültürüyle yerleşmesini amaçlayan 10 Aralık Hareketi olarak dünkü olayların bir numaralı sorumlusu olan hükümeti en hafif deyimle kınıyoruz.
Emekçi sınıflar ve bilinçli yurttaşlar yapılan saldırıların hesabını demokratik yollardan elbet soracaktır.
10 Aralık Hareketi adına
Prof. Dr. Burhan Şenatalar
02.05.2008
|
|