" SÜREÇ EVRENSEL HUKUK NORMLARI ÇERÇEVESİNDE İŞLEMELİDİR. "
Demokrasilerde siyasal partilerin performansının seçmenler tarafından değerlendirilmesi esastır. Siyasal partilerin seçmenler yerine yargı tarafından yaptırıma tabi tutulmaları çok istisnai bir uygulamadır. Bu saptama ülkemiz açısından da geçerli olmalıdır. Ne var ki, içinde bulunduğumuz günlerde AKP ile ilgili olarak açılan dava ile hukuki bir süreç başlamıştır ve iddianame tümüyle gözardı edilmesi kolay olmayan kanıtlar içermektedir. İddianamede dava konusu olaylar ile İHAM kararları ve özellikle Refah Partisi kararı arasında kurulan bağ öne çıkmaktadır.
AKP yetkililerinin belirli söylem ve uygulamaları, hukukta dinin dayanak alınmaması gereğini yansıtan lâiklik ilkesine aykırılık oluşturduğu gibi özgürlük ve demokrasi anlayışı açısından da ciddi sorunlar içermektedir. Bu durumda AKP yetkililerinin yargıya ağır tepkiler göstermek yerine, öne sürülen iddiaların gerçek olmadığını kanıtlamak zorunluluğu vardır. Aynı şekilde yargı sürecini olağan seyrine bırakmak yerine, Anayasa değişikliği yoluyla sorunu aşmaya çalışmak hem iddiaların haklılığı düşüncesini pekiştirecek, hem de hukuk devletine inançsızlık anlamına gelecektir.
Türkiye demokrasi ve lâiklik ilişkisini sağlam temeller üzerinde ve özellikle hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kalarak geliştirebilmelidir. Önümüzdeki süreçte çatışmacı, kutuplaştırıcı tavırlardan uzak durulması kadar evrensel hukuk normlarına bağlı kalınması ve hukuku siyasallaştıran yaklaşımlardan da kaçınılması zorunludur.
10 ARALIK HAREKETİ
adına
Prof.Dr. Burhan ŞENATALAR
18.03.2008
|
|