Anasayfa   İletişim   Arşiv   Site Haritası   Açılış Sayfası Yap
       
  BURHAN ŞENATALAR - SOLDA YENİLENME
 
 
 
 
 
 
 
 
E-haber listesine dahil ol
E-mail adresinizi giriniz..
 
 
BİZE KATILIN
Siteye Üye Ol
10 Aralığa Katıl
 
Destek olmak için

10 Aralık Derneği
Banka adı : Halkbankası
Şube : Şişli Şubesi
10 Aralık derneği hesabı
Hesap no : 12000018

Banka adı : Şekerbank
Şube : Pendik Şubesi
10 Aralık derneği hesabı
Hesap no : 192 54 093

 
RAPORLAR
 
BU YAZIYI OKUYUN!
 
için iyi yetişmiş, uzmanlık sahibi, üretken yurttaşları üye olarak kazanmak bugün geçmişe göre daha önemlidir. İkinci sonuç, parti içi eğitim ve araştırmanın geçmişe göre daha büyük bir önem kazanmasıdır. Üçüncü sonuç, partilerin kendi dışlarındaki toplumsal birimlerle, örneğin meslek kuruluşları, sivil toplum örgütleri, üniversiteler vb. ile bugüne göre daha canlı ve verimli ilişkiler kurmaları gereğidir. Açıklanan bu çerçevede parti çözüm üretme ve kendini yenileme kapasitesi yüksek bir 'öğrenen örgüt' niteliği kazanmaktadır.

Siyasi partilerin rolü değişirken 'üyelerin' niteliğinin de artması gerektiğinden söz ettiniz. Nasıl bir 'üyelik'?
Üretken ve katılımcı bir partinin temel taşı sağlıklı üyeliktir. Üyelik bir yandan partinin genel yaklaşımını ve temel ilkelerini benimseyen herkese açık olmalı, öte yandan bir aday üyelik dönemini içermelidir. Üyeler hakları yanında sorumluluklarının da bilincinde olmalı, üyelik sağlam kayıtlara dayanmalıdır. Bu konuda en ileri teknolojiden yararlanılmalıdır. Kararlarda ve düşünce üretim süreçlerinde geniş bir katılımın sağlanması, örneğin genel başkan seçiminin üyelerin tümünün katılımıyla gerçekleştirilmesi hedeflenmelidir. Zaman içinde kararlara katılımın genişletilmesi için özel bir çaba gösterilmeli ve bu amaçla saydamlık arttırılmalı, üyelerin bilgiye erişimi kolaylaştırılmalıdır. 'Aktif yurttaş-aktifleştiren devlet' ilişkisine benzer biçimde 'aktif üye-aktifleştiren parti' ilkesi hayata geçirilmelidir.
Üretken ve katılımcı bir partinin olmazsa olmaz koşullarından bir parti içi demokrasidir. Parti içi demokrasi bir yandan üyeliğin getirdiği bir katılım hakkının dayanağıdır, öte yandan kolektif üretim sürecinin ve üretken bir parti işleyişinin kaçınılmaz bir mekanizmasıdır. Üyelerin katkıları demokratik bir işleyişle özendirilmiş ve gerçekleştirilmiş olur. İsveç Sosyal Demokrat Partisi yakın geçmişte sosyal adalet kavramıyla ilgili bir tartışma açtığında 3000'in üzerinde rapor üretilmişti. Benzer biçimde Alman Sosyal Demokrat Partisi'nin 1989 Berlin Programı 1986'da başlayan üç yıllık bir kolektif tartışma süreci sonunda ortaya çıkmıştı. Aynı parti içinde bulunduğumuz dönemde yine yıllar alan bir tartışma süreci içinde yeni programını hazırlamaktadır. Parti programı dışında seçim bildirgelerinin hazırlanması, temel politikaların belirlenmesi, seçim sonuçlarının değerlendirilmesi gibi konularda da geniş katılımlı bir müzakere süreci sağlanmalıdır. Geniş katılımlı bir süreç hem politikaların ve kararların sağlıklı olmasını, hem de katılanlarca daha iyi anlaşılmasını ve daha çok benimsenmesini sağlayacaktır.

Parti içi demokrasi hep sözü edilen ama Türkiye'de hiçbir siyasi partinin uygulamadığı bir kavram. Parti içi demokrasiyi nasıl yerleştirebiliriz?
Bu konuda en önemli konulardan biri görüş ayrılıklarının ifade biçimi ile partinin birlik ve bütünlüğü arasındaki ilişkidir. Batı'daki sosyal demokrat partilerde görüş kanatlarının varlığı olağan görülmektedir, doğrusu da budur. Ancak kanatların tümünün tüzük hükümlerine ve etik kurallara saygılı davranması gerekir. Aynı şekilde belirli pozisyonlar için girilen yarışlarda da ilkeli, tutarlı ve yoldaşça davranılması gerekir. Partide müzakere ve uzlaşma kültürünün yerleştirilmesi için özel bir çaba gösterilmelidir. Tartışmaların demokratik ortamda geçebilmesi için farklı statülerin aşırı bir hiyerarşi anlayışını yansıtmaması, farklı görüşlerin ortaya çıkmasının özendirilmesi gerekir.
Parti içi demokrasi ile iç içe geçmiş bir konu da parti içi hukuktur. Parti içi hukukun herkese eşit biçimde uygulanması gereği açıktır. Bu konuda asıl vurgulanması gereken nokta, parti içi hukukun yalnızca yazılı metinlere dayanarak korunamayacağının bilinmesidir. Parti içi hukukun temelinde bir etik anlayış yatmaktadır, aynı şekilde bir dayanışma ve yoldaşlık anlayışı yatmaktadır. Yazılı metinler yorumlanırken nesnel ve adil bir yaklaşım kaçınılmazdır. Parti içi demokrasiyi ve parti içi hukuku çiğneyen davranışlar hem parti içindeki güveni, hem de toplumun partiye güvenini ağır biçimde yaralayacaktır.
  1 2 3 4 5 6
       
MEDYADA BU HAFTA
   
ETKİNLİKLER
   
VİDEOLAR
   
POLİTİKALAR
   
 
Linkler